Davranışlar, Dağlar ve Aynalar
Bundan hayli bir süre önce Amerika’da yapılan Seattle Özel Olimpiyatları’nda tümü fiziksel ve zihinsel özürlü olan dokuz yarışmacı, 100 metre koşusu için başlama çizgisinde toplandılar…
Verilen “Başla!” işareti hepsi birlikte yarışa başladılar… Durumları gereği bir hamlede başlamadılar belki ama yarışı bitirmek ve kazanmak için hepsi çok heyecanlı ve istekliydiler…
Yarış başlar başlamaz, içlerinden genç bir çocuk birdenbire tökezleyip yere düştü ve ağlamaya başladı!..
Diğer sekiz yarışmacı yerde düşen çocuğun ağlamasını duydular…
Yavaşladılar ve geriye baktılar!..
Sonra hepsi yönlerini değiştirdiler ve geriye dönerek düşen çocuğun yanına geldiler…
İçlerinden Down Sendromlu bir kız çocuğu eğilip yerdeki çocuğu içtenlikle yanaklarından öptü…‘Bu onun daha iyi olmasını sağlar!” dedi.
Öyle de oldu ve sonra dokuzu birden kol kola girdiler ve bitiş çizgisine doğru kenetlenerek hep birlikte yürüdüler!..
Stadyumdaki herkes ayağa kalkıp dakikalarca, durmaksızın onları ve davranışlarını yürekten alkışladılar!..
Orada bulunan izleyiciler, hala bu öyküyü zaman zaman birbirlerine anlatıyorlar ve hatırlıyorlar…
Neden mi?
Çünkü hayatta önemli olan şey, kendimiz için kazanmaktan çok, daha ötede olan bir şeydir…
Hayatta önemli olan, yavaşlamak ve yönünüzü değiştirmek anlamına gelse bile; başka insanların da kazanması ve mutlu olmaları için yardım etmektir!..
+++
Bir kır gezisi sırasında ve dağlık bir bölgede, bir adam küçük oğluyla yürüyordu. Derken çocuk bir ara ayağını bir taşa çarptı ve can acısıyla bağırdı:
“Ahhhh!..”
Arkasından da dağdan “Ahhhh!” diye karşı bir ses geldi. Bu sesi duyan küçük çocuk hem korktu ve hem de çok şaşırdı… Babasına sarılarak bu kez merakla ve yüksek sesle bağırdı “Sen kimsin?”
Aldığı yanıt “Sen kimsin?” oldu…
Çocuk bu yanıta çok kızdı ve arkasından “Sen bir korkaksın!” diye bağırdı.
Dağdan aldığı yanıt ta aynıydı:
“Sen bir korkaksın!”
Sonra meraklı bakışlarla babasına baktı.
“Baba ne oluyor?”
“Bak oğlum şimdi dikkat et!” diyen babası da dağlara doğru bağırdı: ”Sana hayranım!”
Ses “Sana hayranım!” diye kendilerine döndü…
Baba bu kez ”Sen bir harikasın!” diye bağırdığında bu defa dağdan aynı yanıt geldi:
“Sen bir harikasın!”
Çok şaşıran çocuk hala ne olduğunu anlayamamıştı. Bunu sezen baba oğluna kısaca anlam yüklü bir hayat dersi verdi: Oğlum, insanlar buna yankı derler! Ama gerçekte bu ses hayatın kendisidir! Yani hayata ne verirsen sana onu yansıtır!.. Çünkü hayat senin davranışlarının aynasıdır!”
















































