Engellerle Dans Etmek!
Nasıl oluyor bu?..
Şöyle oluyor:
Hayatın içindeki engeller, sadece hedeflere giden yolda karşılaşılan duraklar gibidir. Onları aşmak ve aşabilmek de gerçek başarının altın anahtarıdır!..
Sorunların üstesinden gelerek ve hedeflerinize doğru uçarak koşmayı hızlandırdığınızda; kesinlikle siz de eninde sonunda başarı ile buluşarak göz göze gelmiş olursunuz!..
Çünkü başarının en kestirme rotası ve tanımı için başaranlar; “Yürümeyin, koşun diyorlar!…”
Böyle bir durumda, çevrenizde bir vals eşliğinde dansa davet edilmeniz de, sizi sakın şaşırtmasın!..
Başaranlar hem kazanırlar, hem örnek olurlar ve iyi de dans ederler! Çok havalıdırlar yani!..
+++
Geçmişten günümüze sayısız filozoflar, düşünürler, günümüzde yaşam koçları ve kişisel gelişim uzmanları, başarıya dair birçok söz söylediler, hala da söylerler…
Bunlar arasında en bilineni ve en çok öne çıkanı da, ”inanmak başarmanın yarısıdır” sözüdür!..
+++
Başarının kapısını aralamak çoğu zaman; azim, kararlılık ve yorulmadan çalışmayı gerektirir. Ancak, bu yolculuk sadece bir hedefe ulaşmakla sınırlı kalmaz. Diğer taraftan insanın kendisini yeniden keşfetmesine ve geliştirmesine de doğrudan yardımcı olur…
Kısacası bir şeyi başarmak, sadece bir sonuç değil, aynı zamanda içsel bir dönüşümün, gelişimin de sürecidir…
+++
Başarılı insanlar, her başarısızlık sonrasında kendilerini toparlayıp yeniden hızla başlayanlardır ve yedeklerindeki en büyük enerji kaynakları da tükenmeyen inançlarıdır!..
O yüzden başarılı insanlar, yenilikçi fikirlerle hayata değer katan sonuçlar elde ederler ve her başarının yeni başarıların tohumu olduklarına da inanırlar!..
Ama en önemli ve şaşmaz özellikleri şudur:
Asla vazgeçmezler!..
Ders alınmış başarısızlık; aslında bir başarıdır demek yürekliliğini de gösterirler!..
+++
Bir kurbağa sürüsü karmaşık bir ormanda ilerlerken içlerinden ikisi birden beklenmedik bir durumda derin bir çukura düştü… Diğer kurbağalar çukurun etrafında toplanıp çaresiz bir şekilde olayı izlemeye başladılar. Çukur derin olduğundan, düşen arkadaşlarının zıplayıp dışarı çıkması da mümkün gözükmüyordu…
Yukarıdaki kurbağalar, hep birden aşağıdaki arkadaşlarına seslendiler:
”Boşuna çabalamayın!”
“Asla başaramazsınız!”
“Çukur çok derin!”
“Çok yazık!”
“Artık dışarı çıkmanız imkansız!”
Ancak, çukura düşen kurbağalar onların söylediklerine aldırmayıp yukarıya çıkmak için inanılmaz bir mücadeleye giriştiler. Yukarıdakiler ise hala boşuna çırpınıp durmamalarını, ölümün onlar için tek kurtuluş olduğunu söylemeye devam ediyorlardı. Sonunda, kurbağalardan birisi, bu negatif söylemlerden etkilendi ve mücadeleyi bıraktı!… Diğeri ise yılmadı, çabalamaya ve zıplamaya devam etti…
Yukarıdakiler bu kez de, bu kurbağaya seslenerek, çırpındıkça daha çok acı çekeceğini, batacağını söylemeye başladılar…
Ne var ki, çukurda kalan kurbağa onlara hiç aldırmadan çabasını, mücadelesini ve başarma azmini sürdürdü…
Sonra da sıkı bir hamle daha yaptı ve daha yükseğe sıçramayı başararak çukurdan çıktı!…
Bu mücadeleyi verirken de; arkadaşlarının ümit kırıcı, moral bozucu sözlerine hiç ama hiç kulak asmadı…
Çünkü o sağırdı!..
+++
Acaba başarının temeli, engellerle dans edebilmek ve asla pes etmemek olabilir mi?..
Şu minik kurbağanın dansını izlemeyi ve arkadaşlarının yüzünü görmeyi ne kadar isterdim!…















































